Leonardo da Vinci’nin 16. yüzyılda resmettiği Mona Lisa, sanat tarihinin en çok konuşulan eserlerinden biri. Paris’teki Louvre Müzesi’nde milyonlarca ziyaretçiyi ağırlayan bu tablo, özellikle modelin yüzündeki belirsiz ifadeyle dikkat çekiyor: Gülümsüyor mu, yoksa hüzünlü bir bakış mı sergiliyor? Yüzyıllardır sanatseverleri ve bilim insanlarını meşgul eden bu soru, son yıllarda yapılan araştırmalar ve uzman analizleriyle yeni bir boyuta taşınıyor.
Mona Lisa’nın yüzündeki sır perdesi, nörobilimden sanat tarihine uzanan geniş bir yelpazede aralanıyor.
TARİHSEL BİR ENİGMA: MONA LİSA KİMDİ?
Mona Lisa, ya da İtalyanca adıyla La Gioconda, büyük olasılıkla Floransalı tüccar Francesco del Giocondo’nun eşi Lisa Gherardini’yi tasvir ediyor.
Sanat tarihçisi Giorgio Vasari’nin 1550’de yazdığı biyografide bu bilgiyi vermesi, tablonun kimliğine dair en güçlü ipucu olarak kabul ediliyor.
Oxford Üniversitesi’nden sanat tarihçisi Prof. Dr. Martin Kemp, “Leonardo’nun bu portreyi idealize edilmiş bir figür olarak da tasarlamış olabileceğini” öne sürdü.
Kemp, “Mona Lisa sadece bir kadın değil, aynı zamanda Leonardo’nun insan doğasına dair felsefi bir yansıması” dedi.
BİLİMSEL ANALİZLER: GÜLÜMSEME GERÇEK Mİ?
Mona Lisa’nın ifadesi üzerine yapılan bilimsel çalışmalar, tablonun gizemini çözmek için teknolojiden faydalandı.
Freiburg Üniversitesi’nden nörobilimci Dr. Jürgen Kornmeier liderliğinde gerçekleştirilen bir araştırma, Mona Lisa’nın ağzının köşelerini dijital olarak manipüle ederek katılımcılara sundu.
Scientific Reports dergisinde yayımlanan sonuçlara göre, orijinal tabloyu görenlerin %97’si ifadeyi “mutlu” olarak tanımladı.
Kornmeier, “Bu bulgu, sanat tarihindeki ‘belirsiz gülümseme’ algısını sorguluyor. Beynimiz, pozitif ifadeleri algılamaya daha yatkın” dedi.
Bu görüş evrensel değil. Cortex dergisinde yayımlanan bir başka çalışma, Cincinnati Üniversitesi’nden nörolog Dr. Luca Marsili ve ekibi tarafından yürütüldü.
Araştırma, Mona Lisa’nın gülümsemesinin asimetrik olduğunu ve bu asimetrinin “samimi olmayan bir duygu” ya da “zorlama bir ifade” işareti olabileceğini ortaya koydu.
Marsili, “Gerçek bir gülümseme, yüzün üst kısmında kas aktivasyonuyla desteklenir. Mona Lisa’da bu yok. Bu, Leonardo’nun bilinçli bir tercihi olabilir” açıklamasını yaptı.
Fransız nörolog Guillaume Duchenne’in 19. yüzyılda tanımladığı “Duchenne gülümsemesi” teorisine atıfta bulunan Marsili, tablodaki ifadenin daha çok bir “maske” olabileceğini savundu.
GÖRSEL ALGI VE LEONARDO’NUN DEHASI
Harvard Üniversitesi’nden nörobilimci Prof. Dr. Margaret Livingstone, Mona Lisa’nın gülümsemesinin neden bu kadar değişken göründüğünüğü algısıyla açıkladı.
Livingstone, “Merkezi görüşle ağza baktığımızda gülümseme kayboluyor, çünkü gölgeler algılanmıyor. Çevresel görüşle ise yanaklardaki gölgeler bir gülümseme izlenimi veriyor” dedi.
Bu, Leonardo’nun sfumato tekniğinin bir zaferi olarak görülüyor.
Livingstone, “Leonardo, insan gözünün nasıl çalıştığını çok iyi biliyordu ve bunu tabloya ustalıkla yansıttı” dedi.
Sheffield Hallam Üniversitesi’nden görsel algı uzmanı Dr. Alessandro Soranzo ise, “Mona Lisa’da kullanılan ‘yakalanamayan gülümseme’ tekniği, Leonardo’nun optik illüzyon konusundaki yetkinliğini gösteriyor. Bu etki, izleyicinin bakış açısına göre değişiyor” yorumunu yaptı.
Soranzo’nun yaptığı bir çalışma, bu tekniğin Leonardo’nun diğer eserlerinde de kullanıldığını kanıtladı.
UZMAN GÖRÜŞLERİ: KASITLI BİR BULMACA MI?
Londra’daki St. George’s Üniversitesi’nden nörobilimci Dr. Lucia Ricciardi, Mona Lisa’nın asimetrik gülümsemesinin Leonardo’nun bilinçli bir tercihi olabileceğini düşündü.
“Leonardo, insan fizyonomisini derinlemesine incelemiş bir sanatçı. Asimetrik bir gülümsemenin sahte bir duygu ifade ettiğini biliyordu” diyen Ricciardi, bu durumun tabloya gizli bir mesaj katmış olabileceğini öne sürdü.
Ricciardi, “Mona Lisa’nın ifadesi, belki de bir yalanın ya da gizlenmiş bir hüznün simgesi.” dedi.
Sanat tarihçisi Prof. Dr. Andrew Graham-Dixon ise daha farklı bir bakış açısı sundu:
“Leonardo, Mona Lisa’yı bir duygu bulmacası olarak tasarladı. İzleyiciyi kendi duygularını yansıtarak tabloyu tamamlamaya davet ediyor.”
Graham-Dixon, bu yaklaşımın Rönesans hümanizminin bir yansıması olduğunu belirtti.
HÂLÂ ÇÖZÜLEMEYEN BİR SIR
Mona Lisa’nın yüzündeki ifade, bilimsel veriler ve uzman yorumlarıyla aydınlatılmaya çalışılsa da, gizemini korudu.
Dr. Kornmeier’in “Beynimizin algısı, çevresel faktörlere göre değişiyor” sözü, tablonun neden herkese farklı göründüğünü özetledi.
Livingstone’un “Leonardo’nun dehası, izleyiciyle etkileşimde yatıyor” tespiti ise, Mona Lisa’yı zamansız kılan unsurun bu belirsizlik olduğunu vurguladı.
More Stories
Sinemalar seyircisiz
Büyükşehir’de gençlere Avrupa Birliği fırsatları toplantısı
Down Sendromu Günü’nde konuştular “Fırsat verilirse her şeyi yaparız”