Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) mutlak butlan kararına yönelik itirazını reddetmesi üzerine tepkisini dile getirdi. YSK, saat 17.30’da başlayan toplantısının ardından saat 19.20’de kararını açıkladı.
CHP’li yetkililer, YSK’nın bu kararına peş peşe sert eleştirilerde bulundu. CHP Genel Başkan Yardımcısı Burhanettin Bulut, Yüksek Seçim Kurulu’nun kararıyla ilgili yaptığı açıklamada, “Ülkemiz öyle bir duruma geldi ki insanlar her şeyden şüphe duymaya başladı” ifadelerini kullandı. Bulut, YSK’nın bu kararıyla kendini yok saydığını belirterek, “Bugünkü durum, tüm seçilmişlerin tehlike altında olduğunu göstermektedir. Artık bireyler, yerel mahkemelere başvurarak mazbatalarını iptal ettirebilecek” dedi. Bu durumun, Türkiye’de seçim süreçlerinin tehlikeye girdiği bir dönemin başlangıcına işaret ettiğini söyleyen Bulut, YSK’nın kararının “Ben hükümsüzüm, kararları Saray alır” mesajı taşıdığını vurguladı.
Burhanettin Bulut, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda, “YSK, bugünkü ‘ret’ kararıyla anayasal bir kurum olarak meşruiyetini sorgulanır hale getirmiştir. Artık bu ülkede seçim güvenliği kalmamıştır” diyerek tepkisini dile getirdi.
Bir diğer CHP Genel Başkan Yardımcısı Gül Çiftci de YSK’nın kararını sert bir dille eleştirerek, “Yüksek Seçim Kurulu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçilmiş iradesini koruma başvurumuzu reddederek irade gasbına ortak olmuştur. Bu karar, YSK’nın kendi hukukunu ihlal etmesi ve anayasal konumunu sorgulatması anlamına gelmektedir” dedi. Çiftci, Anayasa’nın 79. maddesi gereği YSK’nın seçimlerin genel yönetim ve denetiminden sorumlu olduğunu hatırlatarak, “YSK’nın kendini mahkeme kararları karşısında etkisiz bir konuma yerleştirmesi kabul edilemez” diye ekledi.
Öte yandan, YSK, CHP’nin itirazını değerlendirerek, başvurunun reddine karar verdi. YSK Başkanı Serdar Mutta, CHP’nin taleplerinin reddedildiğini ve mutlak butlan kararının icrası konusunda YSK’nın yetkisinin bulunmadığını belirtti.
Bu süreç, CHP’nin YSK nezdindeki kurumsal iradesinin ve seçimlerin güvenliğinin sorgulanmasına yol açarken, partinin geleceğiyle ilgili tartışmaları da alevlendirmiş oldu.