Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde, insanın kanını donduran bir olay yaşandı. Kafede çalışan Muhammet Ş. ve arkadaşı Ramazan D., hırsızlık suçundan cezaevine giren işletme sahibi Nezihe Şaşmaz’ın suçunu üstlenmeleri için bir evde zorla tutuldu. Günlerce süren işkenceler sonucunda, aralarında 9 sanığın bulunduğu grup, yargılandı ve 7 sanığa ağır hapis cezası verildi.
Nefes Gazetesi’nden Özgür Cebe’nin aktardığına göre, Diyarbakır’da tutuklanan bir kadınla ilgili ifade değiştirmeleri için Muhammet Ş. ve Ramazan D.’ye uygulanan işkencelerin korkunç detayları gün yüzüne çıktı. Fatih Mahallesi’nde bir evde alıkonulan Muhammet Ş., yaşadığı dehşeti şu sözlerle anlattı: “Cafe işleten Nezihe Şaşmaz ile TikTok’ta tanıştım. Kafesinde çalışmaya başladım. Ardından Nezihe’nin annesi Sibel ve kardeşi Nazar ile iletişim kurdum. Nevcivan adlı kişi, Nezihe ve arkadaşları tarafından gasp edildi. Eşyaları çalındı ve hesabından para aktarıldı. Nezihe bu olay sonrası tutuklandı. Sonrasında beni alıkoyup ifademi değiştirmemi ve suçu üstlenmemi istediler. Nezihe’nin annesi, Nevcivan’a telefonla, ‘Kızımın suçu yok, onu uyuşturucuya düşürmüşler’ dedi ve şikayetini geri alması halinde 20 bin lira vereceğini söyledi. Telefon görüşmesinden sonra, kadınlı erkekli 20 kişi eve geldi. Vücudumu bantlayıp hareketsiz bıraktıktan sonra, Sibel Şaşmaz’ın talimatıyla dizlerime çekiçle vurdular, bıçakla bacaklarımı kestiler. Rakı şişesini kafama vurdular ve penselerle önce dilimi, sonra ayak parmaklarımı çektiler. Bağladıktan sonra üzerime naylon damlattılar. Acıya dayanamadığım için ağzıma çorap soktular. O anların görüntülerini kaydettiklerini bile bilmiyordum. Hırsızlıktan tutuklanan Nezihe’nin kardeşi Nazar ise bana, ‘Bu işkenceler sana az. Bekle, ben gelince daha neler yapacağım’ dedi. Günlerce alıkonuldum, cüzdanım, param ve kredi kartım gasp edildi. Beni bıraktıkları takdirde ailemden 15 bin lira talep ettiler ve polise başvurmam durumunda uygunsuz görüntülerimi sosyal medyada paylaşacakları tehdidinde bulundular.”
Ramazan D. ise, Muhammet Ş. ile birlikte yaşadığı korkunç deneyimi şöyle aktardı: “Beni zorla bir araca bindirip bilinmeyen bir eve hapsettiler. Üç gün boyunca orada kaldım. Ellerimi ve ayaklarımı bantladıktan sonra vücuduma çekiçle vurmaya başladılar, sigara söndürdüler, kollarımı jiletle kestiler ve sopalarla dövdüler. Tüm bunları telefonla kaydedip Muhammet’e izletti. Hırsızlıktan tutuklanan Nezihe’nin suçunu üstlenmemizi istediler.”
İşkence mağduru Muhammet Ş.’nin babası Hanifi Ş. ise, oğlunun başına gelenleri anlattı: “Oğlum, kafesinde çalışan Nezihe’nin tutuklandığını söyledi. Ardından beni arayan bir kişi, ‘Oğlun elimizde rehindir. Gerekli adrese gel’ dedi. Gittiğimde bana, Nezihe’nin tutuklandığını ve hırsızlık suçunu oğlumun üstlenmesi gerektiğini söylediler. Aksi takdirde oğlumu bırakmayacaklarını belirttiler. ‘Devlet de biziz, hakim de biziz’ diyerek tehdit ettiler.”
Bu olay, toplumda derin yaralar bırakan bir saygısızlığı ve adalet sisteminin nasıl kötüye kullanılabileceğini gözler önüne seriyor.